Bilgi Tasarımı kavramına geniş perspektiften bakmak ve bilişsel yük hakkında bilgi edinmek için, İnfografik Tasarımı konusundan önce Veri Karmaşasından Anlamlı Bütüne Bilgi Tasarımı Rehberi isimli yazımı okuyabilirsiniz.
Gelen kutunuza o e-posta düştü. Ekte 50 sayfalık, yüzlerce satır ve sütundan oluşan karmaşık bir Excel tablosu var. İstenen şey genelde hep aynıdır: “Bunu tek bakışta anlaşılacak şık bir görsele dönüştürelim.” Çoğu tasarımcının ilk refleksi paniklemek veya doğrudan Illustrator’ı açıp renk paleti seçmeye başlamaktır. Hata tam olarak burada başlar. Veriyi süslemeye çalışmak, infografik tasarımı değildir; bu sadece veriyi makyajlamaktır. Gerçek bilgi mimarisi, o veriyi kullanıcının zihninde bir navigasyon cihazına dönüştürme sanatıdır. Gelin, o sıkıcı Excel tablolarını herkesin kolayca anlayabileceği görsellere nasıl dönüştüreceğinize adım adım bakalım.
1- Veriyi Anlamak ve Ayıklamak
İnfografik tasarımı sürecinin ilk ve en acımasız adımı veriyi anlamak, ardından fazlalıkları ayıklamaktır. Elinizdeki her veriyi tasarıma yansıtmak zorunda değilsiniz. Çünkü infografiğin en büyük düşmanı kalabalıktır. Önünüze gelen o devasa veri yığınını, bir heykeltıraşın mermer bloğuna bakması gibi incelemelisiniz. Fazlalıkları yontmanız, asıl eseri ortaya çıkarmanız gerekiyor. Tasarıma geçmeden önce kendinize her zaman şu soruyu sorun: “Okuyucu bu görsele baktıktan sonra hangi gerçeği fark etmeli?”
Eğer amacınız sadece şirketin son çeyrekteki kar artışını vurgulamaksa, son beş yılın tüm gereksiz gider kalemlerini o tabloya dahil etmenin hiçbir mantığı yoktur. Sadece hedeflerinize hizmet eden sayıları masada bırakın. Anlamlandırılmamış ham verinin sadece görsel gürültü yarattığını daha önce Veri Karmaşasından Anlamlı Bütüne Bilgi Tasarımı Rehberi içeriğimizde detaylıca işlemiştik. Gürültüyü kesin ve mesajı netleştirin.
2- Doğru Grafik Modelini Seçmek

Veriyi ayıkladıktan sonra sıra, bu mesajı beynin en hızlı işleyeceği grafik modeliyle eşleştirmeye gelir. Yanlış grafik, doğru veriyi öldürür. Eğer zaman içindeki bir değişimi, örneğin aylara göre artan kullanıcı sayısını gösteriyorsanız, beynimiz yukarı doğru giden bir çizgi grafiğini saniyeler içinde ve hiç zorlanmadan anlar. Farklı ürünlerin satış rakamları gibi kategorileri kıyaslıyorsanız dikey sütun grafikler hayat kurtarır.
Bütünün parçalarını anlatmak için ise pasta grafikleri çok sevilir ancak burada ufak bir profesyonel sır verelim. Eğer elinizde dörtten fazla dilim varsa pasta grafikten kesinlikle kaçının. İnsan beyni, birbirine yakın dar açıları kıyaslamakta gerçekten berbattır. Onun yerine kutuların büyüklükleriyle orantı kuran ağaç haritası (treemap) modellerini tercih edin. Gözü yormadan veriyi beynin merkezine iletin.
3- Tasarıma Fonksiyonel Estetik Katmak
İşin estetiğini fonksiyonla birleştirdiğimiz bu aşamada kurallar oldukça nettir. İlk kural tipografidir. Rakamların ve açıklamaların saniyeler içinde okunması gerekir. Bu yüzden süslü, el yazısı tarzı veya incecik fontları tamamen bırakın. Okuması inanılmaz derecede kolay olan temiz ve düz font ailelerine yönelin. İkinci kural ise renkleri bir vurgu silahı olarak kullanmaktır. Renkleri asla rastgele seçmeyin. Örneğin, tüm grafiği soluk gri tonlarında tasarlayıp, sadece dikkat çekmek istediğiniz o tek ve en yüksek sütunu canlı bir renkle patlatın. Bu basit hamle, okuyucunun gözünü bir lazer gibi doğrudan o hedefe kilitler.
Son kural ise boşluklardan korkmamaktır. Her köşeye bir ikon, her boşluğa bir çizim sıkıştırmaya çalışmak tasarımı boğacak ve verinin anlaşılmasını zorlaştıracaktır. Bu noktada Minimalizm yaklaşımını sadece estetik bir tercih olarak değil, okuyucunun odaklanmasını sağlayan fonksiyonel bir araç olarak kullanın. Bazen en iyi tasarım, hiç dokunmadığınız o boş alanlardır.
4- Süreçleri Otomatize Etmek
Son adım, sizi piksel iticiliğinden gerçek bir profesyonelliğe taşıyacak olan otomasyondur. İşi bilen tasarımcılar, grafiklerdeki o barları veya orantıları asla elle tek tek çizmezler. Bunun yerine sistemi kurar ve programlara devrederler. Basit projeler için tasarım programlarının içindeki dahili grafik araçlarını kullanarak veriyi doğrudan programın veri ekranına yapıştırabilirsiniz. Program, çubukların uzunluğunu sizin için matematiksel olarak kusursuz hesaplar.
Daha karmaşık işler için ise veriyi doğrudan bir Excel veya Google Sheets kaynağından çeken eklentiler kullanılır. Veri sürekli yaşayan ve değişen bir organizmadır. Siz kuralları bir kez mükemmel şekilde ayarlarsanız, veri her güncellendiğinde infografik tasarımı kendi kendini yeniden inşa eder. Bu sayede her çeyrek raporunda tasarımı baştan yapmak yerine sadece veriyi güncelleyerek saatler kazanırsınız.
Stratejiye Geçiş
Karmaşık tablolar veya yüzlerce sayfalık raporlar artık sizin için korkutucu olmamalı. Asıl korkutucu olan, tüm bu bilgi yığınına bir filtreleme stratejisi olmadan, sadece güzel görünmesi umuduyla yaklaşmaktır. Doğru bir iş akışını günlük rutininize dahil ettiğinizde, sadece güzel resimler çizen biri olmaktan sonsuza dek çıkarsınız. Veriyi konuşturan, karmaşayı çözen ve insanlara tam olarak ne anlamaları gerektiğini gösteren güçlü bir hikaye anlatıcısı olursunuz. Artık o devasa dosyayı açtığınızda ne yapacağınızı çok iyi biliyorsunuz.



