Transkafkasya’nın Genel Özellikleri

Transkafkasya 'nın Genel Özellikleri

Transkafkasya ‘nın Genel Özellikleri 2013’de kaleme aldığım“Küresel Güçlerin Transkafkasya Politikaları ve Soğuk Savaş Sonrası Gelişen Çatışma Ortamı” adlı makalemin 1. bölümünden alınmıştır.

Giriş

Bu bölümde Transkafkasya bölgesinin coğrafik özelliklerinden ve tarihinden bahsedilmiş, jeopolitik ve jeostratejik önemine değinilmiştir.  Bu bağlamda Transkafkasya bir bütün olarak ele alınmış ülkeler bazında ayrıntılar sadece demografik açıdan verilmiştir.

Transkafkasya’nın Coğrafik Konumu

Doğuda Hazar Denizi, batıda Azak Denizi ve Karadeniz, kuzeyde Kuban ve Kuma nehirleri, güneyde Türkiye ve İran ile çevrelenmiş bölgeye Kafkasya denilmektedir.[1] Kafkasya’nın genel görüntüsüne baktığımızda iki tarafını çevreleyen Karadeniz ve Hazar Denizi sebebiyle kuzey-güney hattı doğrultusunda bir kara boğazı görüntüsü çizmektedir. Bu kara boğazı Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu arasında bir kilit nokta görevi görmektedir.

Bölge’nin yüzölçümü yaklaşık olarak 450.000 km2’dir[2]. Bölgenin en belirgin coğrafik özelliği dağlık olmasıdır. Bölgedeki en büyük yükselti doğu-batı doğrultusunda bölgeyi ikiye bölen Büyük Kafkas Dağları’dır. Bu aşılması güç coğrafik engel bölgeyi Kuzey Kafkasya ve Transkafkasya (Güney Kafkasya/Mavera-i Kafkasya/Zakafkasya) olmak üzere ikiye ayırır.[3] Kuzey Kafkasya Rusya Federasyonu’na bağlı yeti otonom cumhuriyeti içerisinde barındırır. Bunlar; Adıgey, Karaçay-Çerkes, Kabardin-Balkar, Kuzey Osetya, Çeçenistan, İnguşetya ve Dağıstan cumhuriyetleridir. Araştırmamızın ana eksenini oluşturan Transkafkasya ise Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan bağımsız devletlerini içerisinde barındıran güney kuşağıdır.

Coğrafi olarak Kuzey Kafkasya Avrupa, Transkafkasya Asya kıtasına, Siyasi olarak ise Kafkasya’nın bütünü Avrupa kıtasına dâhildir.[4]

Kısaca Transkafkasya Tarihi

Öncelikle Kafkasya ve Transkafkasya kelimelerinin kökenini incelemek yerinde olacaktır. Kafkas kelimesi, Farsça Kâfkah yani Kaf Dağı kelime grubundan türetilmiştir. Bu bölge Eski Yunan’dan Romalılar’a kadar “Kavkasus”, Rönesans döneminden itibaren ise “Caucasus”, Caucasia”, “Caucasie” adlarıyla nitelendirilmiştir.[5] Transkafkasya bölgesini ise Ruslar “Zakavkaz”, İngilizler “Transcaucasus”, Osmanlı ve Araplar “Mavera-i Kafkasya” kelimeleri ile tanımlamışlar ve Transkafkasya manasından çok “Kafkas Ötesi” olarak bölgeyi açıklamışlardır.[6]

Kafkasya bölgesi tarih boyunca birçok devlet ve imparatorluğun hâkimiyetine girmiş fakat Kafkasya merkezli güçlü bir imparatorluk Hazar İmparatorluğu dışında ortaya çıkmamıştır. Bu durum, coğrafik özelliklerinin bölgeye dayattığı ve bölgenin kaderi haline dönüşen ve günümüzde de farklı şekillerde devam eden güç merkezleri arasındaki mücadelelere sebep olmuştur.

Bölgede uzun süre Osmanlı ve İran arasında süren hâkimiyet mücadelesine 18. Yüzyıldan itibaren hızlı bir yükseliş içerisinde olan Rusya’nın da katıldığını görmekteyiz. Sıcak denizlere inme politikası kapsamında Rusya için en az Balkanlar ve İstanbul Boğazı kadar önemli olan Kafkasya’da 1830’larda dengeler değişmeye başlamış, Osmanlı ve İran etkisi azalarak Rus etkisi gitgide artmıştır.[7]  1801 yılında Gürcistan’ın ilhakı ile başlayan Rus ilerleyişi 1828 Türkmençayı ile İran’ın, 1829 Edirne Antlaşması ile Osmanlı’nın bölgeden çıkarılması ve Transkafkasya’da mutlak Rus hâkimiyeti ile sonuçlanmıştır.[8] Bu tarihten itibaren Osmanlı ve İran bölgeye ciddi bir şekilde nüfuz edememiştir.

Rusya’da yaşanan Bolşevik ihtilalini(bkz. Lenin ve Tarih Önündeki Mahkemesi) fırsat bilen Osmanlı Kafkasya’da güç kazanmaya başlayıp önce Batum’u sonra Bakü’yü ele geçirdiyse de Mondros Mütarekesi’nin 11. Maddesi gereğince bölgeden çekilmek zorunda kalmıştır.[9] Oluşan otorite boşluğu İngiliz işgali ile doldurulmuş ancak Kızıl Ordu 1920-21 yılları arasında Transkafkasya’yı tekrar ele geçirmiştir. Bu tarihten Sovyetler Birliği’nin yıkılışına kadar süren dış dünyadan izolasyon ve içine kapanık olma durumu Transkafkasya’da hakim olmuştur.

Transkafkasya’nın Jeopolitik ve Jeostratejik Önemi

Kafkasya bölgesi coğrafik konumu sebebiyle Asya ile Avrupa’yı, Kuzey ile Güney’i Müslümanlık ile Hristiyanlığı, Türklük ile Slavlığı birbirinden ayıran doğal bir dağlık geçit ve köprüdür. Bu özelliği ile tarih boyunca önemli ticaret ve göç yolları için geçiş noktası olmuş ve büyük güçlerin ilgisini çekerek uğruna uzun süreli mücadelelerin verildiği bir bölge haline gelmiştir. Bölgenin Asya’ya açılan bir kapı olması, bölge aracılığı ile Karadeniz’e açılabilme imkânı ve dolaylı olarak Basra Körfezi’ni kontrol sahasına alma şansı küresel güçlerin veya küresel güç olmak isteyen devletlerin her zaman ilgisini çekmiştir. Bu özelliğiyle Mackinder’ın “Kara Hâkimiyet Teorisi” ve Spykman’ın “Kenar Kuşak Teorisi” bölgenin önemini açıklamak için bize yardımcı olabilir.[10]  Bölgeye hâkim olan Asya’ya, Asya’ya hâkim olan tüm dünyaya hükmeder. Yukarıda da belirtildiği gibi kültürel, ticari ve politik geçiş noktası olan Kafkasya, üç önemli imparatorluk(Osmanlı Devleti, Çarlık Rusya ve İran) ve ardılları(Rusya Federasyonu, Türkiye ve İran) arasında tampon bölge görevi görmektedir.[11]

Bölgenin kültürel geçiş noktası olması en çok Türk dünyasını ilgilendirmektedir. Türk dünyasını bir vücut olarak düşünmemiz gerekirse Transkafkasya bu vücudun boğazıdır.[12] Transkafkasya olmadan Türk dünyasının bütünlüğünden bahsedilemez.

Transkafkasya bölgesi yeraltı kaynakları ile de küresel güçleri cezbetmektedir. Zengin petrol ve doğalgaz yatakları enerji sıkıntısı çeken ABD, Çin ve Avrupa Birliği devletlerini bu bölgeye yoğunlaşmaya ve bölge ile ilgili politikalar üretmeye zorlamıştır.

Transkafkasya’nın Demografik Yapısı

Transkafkasya birçok kavimin göç yolları üzerinde bir geçiş noktası olduğu için farklı kültür ve etnik kökende kavimler bölgeye yerleşmişlerdir. Bölgenin dağlık olması farklı kavimlerin birbirlerinden etkilenmeden kültürlerini koruyarak öncelikle doğal sonrasında siyasi sebeplerle birbirlerinden izole olmasına sebep olmuştur. Bu durum bölgenin dışarıdan gelen müdahalelere açık, sorunların Kafkasya içerisinde çözülememesine neden olmuştur. Transkafkasya’yı oluşturan 3 devletin ayrı ayrı etnik yapısını incelemek etnik çatışmaları daha iyi anlayabilmemiz için fayda sağlayacaktır. Aşağıdaki tablo.1 dışında bölgede de facto olarak bağımsızlığını kazanan Abhazya’nın nüfusu 157.000-220.000(2000 yılı) civarındadır ve %43,8’i Abhaza %21,3’ü Gürcü %20,8’i Ermeni, Güney Osetya’nın nüfusu 70.000-75.000(2000 yılı) civarındadır ve %66,2’si Oset, %29’u Gürcü’dür.[13]

AZERBAYCAN
Nüfus 8.480.000(Dünya Bankası – 2006)
Etnik Gruplar %90 Azeri, %2,5 Rus, %2 Ermeni, %3,3 Lezgi ve Dağıstanlı, %2,2 Diğer
Dini Gruplar %93 Müslüman, %2,5 Rus Ortodoks, %2,3 Ermeni Ortodoks, %2,2 Diğer
GÜRCİSTAN
Nüfus 4.430.000(Dünya Bankası – 2006)
Etnik Gruplar %83,7 Gürcü, %6,5 Azeri, %1.5 Rus, %0,8 Oset, %0,4 Rum, %0,2 Ukraynalı
Dini Gruplar %65 Gürcü Ortodoks, %11 Müslüman, %10 Rus Ortodoks, %8 Ermeni Ortodoks, %6 Diğerleri
ERMENİSTAN
Nüfus 3.090.000(Dünya Bankası – 2006)
Etnik Gruplar %93 Ermeni, %2 Rus, %2 Yezidi Kürt, %3 Azeri
Dini Gruplar %94 Ermeni Ortodoks, %4 Diğer Hristiyan, %2 Yezidi
Tablo.1[14]

 

 …


 Dip Notlar:

 

[1] Mustafa Pamuk, Kafkasya ve Azerbaycan’ın Dünü-Bugünü-Yarını, İstanbul, Harp Akademileri Yayınları, 1995, s.1.
[2] Ahmet Sapmaz, Rusya’nın Transkafkasya Politikası ve Türkiye’ye Etkileri, İstanbul, Ötüken Yayınları, 2008, s. 20.
[3] Ibid.
[4] Ibid. s.2.
[5] Ali Faik Demir, Türk Dış Politika Perspektifinden Güney Kafkasya, İstanbul, Bağlam Yayınları, 2003, s. 59.
[6] Demet Şefika Acar, “Soğuk Savaş Sonrası Dönemde Kafkaslar ve Güvenlik Sorunları”, Stratejik Araştırmalar Dergisi, Ankara, Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları, No:5, 2005, s.165.
[7] Ahmet Sapmaz, Rusya’nın Transkafkasya Politikası…, op. cit. s. 23.
[8] Ali Faik Demir, Türk Dış Politika…, op.cit., s. 66.
[9] Mustafa Budak, “Mondros Mütarekesinde Sonra İngilizlerin Batum’u İşgali”, Kafkas Araştırmaları III, İstanbul, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayını, 1997, s.118.
[10] Ahmet Sapmaz, Rusya’nın Transkafkasya Politikası…, op. cit. s. 28.
[11] Jim Macdougall, “Russian Policy in The Transcaucasian “Near Abroad””, (Çevrimiçi) http://www.gwu.edu/~ieresgwu/assets/docs/demokratizatsiya%20archive/05-01_macdougall.pdf, 23 Aralık 2013, s.89
[12] Ahmet Sapmaz, Rusya’nın Transkafkasya Politikası…, op. cit. s. 29.
[13] Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu, Gürcistan-Rusya Krizi Değerlendirme Raporu, USAK Raporları no:08-03, Ankara, USAK Yayınları, 2008, s. 71.
[14] Ibid. s. 70.

Bir Cevap Yazın