Şu An Gösterilen Kategori

rusya

Suriye'de son dönemde gerçekleşen Rusya-Esad-PYD operasyonları

Suriye’de Rusya-Esad-PYD İttifakı

Suriye Krizi ve Rusya Rusya, Suriye krizine fiilen müdahale ettiği günden beri Şam yönetimi ile koordineli olarak muhalif bölgeleri bombalamaktaydı. Bu sayede …

Lenin ve Tarih Önündeki Mahkemesi

Vladimir İlyiç Ulyanov, nam-ı diğer Vladimir Lenin. Şüphesiz ki 20. yüzyılın en önemli siyasi figürlerinden biri. Düşmanları onu acımasız bir imparatorluğun diktatörü, …

Atık Kağıt Toplama Süreci 4-24 Nisan
Gençler Hava Savunmasında!

Afişlerle II. Dünya Savaşı – Savaş Ekonomisi

Her zaman demişimdir, savaş hiçbir zaman tek cephede gerçekleşmez. Ne kadar basit, ne kadar küçük bir savaş olursa olsun o savaşın bir de sivil halk cephesi vardır. II.Dünya Savaşı’nı düşündüğünüzde bunu daha net idrak edebilirsiniz. Dönemin süper güçleri birbirlerine düşmüş dört bir yandan saldırırken, tüm Dünya’ya yayılmış olan savaşı nasıl mikro düzeyde tasarruflarla finanse etmeye çalıştıklarını sizlere gösterme amacıyla hazırladığım bu yazıyı umarım beğenirsiniz.

Afişlerle II. Dünya Savaşı – Kadınlar

Bir süredir üzerinde düşündüğüm bir yazı dizisi vardı. İkinci dünya savaşı döneminin tasarım ilkelerini ve önceliklerini en iyi yansıtan materyaller olduğunu düşündüğüm afişleri farklı başlıklar altında toplayarak hem sizlerle paylaşmak hem de arşivlemek gibi bir düşüncem vardı. Halkı savaşa alıştırma, savaş giderlerini karşılama, askere katılımları teşvik etme, düşmanı küçük düşürme gibi bir çok farklı amaç taşıyan İkinci dünya savaşı afişlerinin ilginizi çekeceğini düşünüyorum. Yazı dizisinin başlangıcını da kadınlara yönelik afişler ile yaptım.

Kırım’ın İlhakında Putin’in Rolü

Kırım’da yaşanan gelişmelerle birlikte Rusya Federasyonu Başbakan Yardımcısı Dmitriy Rogozin “Umarım bugün temel öneme sahip bir gün olacak. Rusya bugün ilk kez tek kutuplu dünyanın sonunun geldiğini duyurdu. Üzerine büyük bir sorumluluk aldı” şeklinde bir açıklama yaptı. Rusya, Amerika ile ekonomik, siyasi ve askeri güç açısından boy ölçüşemeyecek durumda olsa bile, Sovyetler Birliği’nin yıkılmasıyla sona eren soğuk savaş döneminin ardından yaşanan tek kutuplu ve Amerika merkezli uluslararası sistemin sarsılmaya başladığı su götürmez bir gerçek.

Soğuk Savaş Sonrası Güney Kafkasya’da Gelişen Çatışma Ortamı

İkinci bölümde anlattığımız güç mücadeleleri Güney Kafkasya’nın birbirinden çok farklı etnik yapılardan oluşan sisteminde de ciddi çıkmazlara sebep olmuştur. Var olan sorunlar körüklenmiş, sorunlar çözümsüzlüğe itilmiş ve yeni sorunlar meydana gelmiştir. Güney Kafkasya’da var olan sorunlar aşağıdaki tablo.2’de verilmiştir. Bu sorunlarda önemli olan üç tanesi detaylı incelenecektir.

Küresel Güçlerin Güney Kafkasya Politikaları

Güney Kafkasya üzerinde nüfuz etmek amacıyla küresel ve bölgesel güçler tarafından birçok proje ve politika geliştirildi. İnceleyeceğimiz Rusya, Amerika Birleşik Devletleri, İran, Çin, Avrupa Birliği ve Türkiye arasında ki güç mücadelesi farklı açılardan ele alındı.

Rusya-Azerbaycan İlişkilerine Tarihsel Bakış

Azerbaycan Cumhuriyeti, Nahçivan özerk bölgesi de dahil olmak üzere 86.800 km2 yüzölçümüne sahiptir. Batısında Ermenistan, güneybatısında Türkiye, kuzeybatısında Gürcistan, güneyde İran, kuzeyinde Rusya Federasyonu ve doğusunda Hazar Denizi bulunmaktadır. Azerbaycan’nın nüfusu 2005 yılı rakamlarına göre 8.3 milyondur. Coğrafi konumu ve zengin doğal kaynakları nedeni ile hep büyük güçlerin ilgisini çekmiştir.

Rus Ulusal Kimliği Üzerine Bir İnceleme

Rusya tarihini incelediğimiz zaman tarih boyunca çok uluslu bir yapı üzerine inşa edilmiş devletlerle karşılaşırız. Özellikle 16. Yüzyıldan itibaren Volga halklarını, Kafkasya, Ukrayna, Orta Asya ve Baltık bölgesi gibi bir çok coğrafyayı içine alan bir imparatorluk oluşturulmuştu. Batılı devletler zaman içerisinde ulus-devlet modeline dönüşmeye başlarken, emperyal nitelikler gösteren Rusya, Çarlık döneminde bu uluslaşma sürecinde geç kalan ülke konumundaydı. Uluslaşma sürecini tamamlayamadan 1917 devrimi ile kurulan Sovyetler Birliği, ulus yerine sınıfa dayalı bir siyasal model ile uluslaşmanın önüne “ideolojik” bir engel koydu.