Şu An Gösterilen Kategori

Kafkasya

kafkasya

Kafkasya bölgesi ve bu bölgede bulunan devletler, halklar,kültürler ve bu unsurların tarihteki ve uluslararası sistemdeki yerleri ile ilgili makalelerin toplandığı arşiv kategorisi.

     Doğuda Hazar Denizi, batıda Azak Denizi ve Karadeniz, kuzeyde Kuban ve Kuma nehirleri, güneyde Türkiye ve İran ile çevrelenmiş bölgeye Kafkasya denilmektedir. Bölgenin genel görüntüsüne baktığımızda iki tarafını çevreleyen Karadeniz ve Hazar Denizi sebebiyle kuzey-güney hattı doğrultusunda bir kara boğazı görüntüsü çizmektedir. Bu kara boğazı Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu arasında bir kilit nokta görevi görmektedir. Bölge’nin yüzölçümü yaklaşık olarak 450.000 km2’dir. Bölgenin en belirgin coğrafik özelliği dağlık olmasıdır. Bölgedeki en büyük yükselti doğu-batı doğrultusunda bölgeyi ikiye bölen Büyük Kafkas Dağları’dır. Bu aşılması güç coğrafik engel bölgeyi Kuzey Kafkasya ve Güney Kafkasya (Transkafkasya/Mavera-i Kafkasya/Zakafkasya) olmak üzere ikiye ayırır. Kuzey Kafkasya Rusya Federasyonu’na bağlı yeti otonom cumhuriyeti içerisinde barındırır. Bunlar; Adıgey, Karaçay-Çerkes, Kabardin-Balkar, Kuzey Osetya, Çeçenistan, İnguşetya ve Dağıstan cumhuriyetleridir. Araştırmamızın ana eksenini oluşturan Güney Kafkasya ise Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan bağımsız devletlerini içerisinde barındıran güney kuşağıdır. Coğrafi olarak Kuzey Kafkasya Avrupa, Güney Kafkasya Asya kıtasına, Siyasi olarak ise Kafkasya’nın bütünü Avrupa kıtasına dâhildir.

     Bölge tarih boyunca birçok devlet ve imparatorluğun hâkimiyetine girmiş fakat bölge merkezli güçlü bir imparatorluk Hazar İmparatorluğu dışında ortaya çıkmamıştır. Bu durum, coğrafik özelliklerinin bölgeye dayattığı ve bölgenin kaderi haline dönüşen ve günümüzde de farklı şekillerde devam eden güç merkezleri arasındaki mücadelelere sebep olmuştur.
     Bölgede uzun süre Osmanlı ve İran arasında süren hâkimiyet mücadelesine 18. Yüzyıldan itibaren hızlı bir yükseliş içerisinde olan Rusya’nın da katıldığını görmekteyiz. Sıcak denizlere inme politikası kapsamında Rusya için en az Balkanlar ve İstanbul Boğazı kadar önemli olan Kafkasya’da 1830’larda dengeler değişmeye başlamış, Osmanlı ve İran etkisi azalarak Rus etkisi gitgide artmıştır. 1801 yılında Gürcistan’ın ilhakı ile başlayan Rus ilerleyişi 1828 Türkmençayı ile İran’ın, 1829 Edirne Antlaşması ile Osmanlı’nın bölgeden çıkarılması ve Transkafkasya’da mutlak Rus hâkimiyeti ile sonuçlanmıştır. Bu tarihten itibaren Osmanlı ve İran bölgeye ciddi bir şekilde nüfuz edememiştir.

Güney Kafkasya’nın Genel Özellikleri

soğuk savaş sonrası

Soğuk Savaş Sonrası Güney Kafkasya’da Gelişen Çatışma Ortamı

İkinci bölümde anlattığımız güç mücadeleleri Güney Kafkasya’nın birbirinden çok farklı etnik yapılardan oluşan sisteminde de ciddi çıkmazlara sebep olmuştur. Var olan sorunlar körüklenmiş, sorunlar çözümsüzlüğe itilmiş ve yeni sorunlar meydana gelmiştir. Güney Kafkasya’da var olan sorunlar aşağıdaki tablo.2’de verilmiştir. Bu sorunlarda önemli olan üç tanesi detaylı incelenecektir.

küresel güçler

Küresel Güçlerin Güney Kafkasya Politikaları

Güney Kafkasya üzerinde nüfuz etmek amacıyla küresel ve bölgesel güçler tarafından birçok proje ve politika geliştirildi. İnceleyeceğimiz Rusya, Amerika Birleşik Devletleri, İran, Çin, Avrupa Birliği ve Türkiye arasında ki güç mücadelesi farklı açılardan ele alındı.

guney-kafkasya

Transkafkasya’nın Genel Özellikleri

Bu bölümde Güney Kafkasya bölgesinin coğrafik özelliklerinden ve tarihinden bahsedilmiş, jeopolitik ve jeostratejik önemine değinilmiştir. Bu bağlamda Güney Kafkasya bir bütün olarak ele alınmış ülkeler bazında ayrıntılar sadece demografik açıdan verilmiştir.

rusya azerbaycan

Rusya-Azerbaycan İlişkilerine Tarihsel Bakış

Azerbaycan Cumhuriyeti, Nahçivan özerk bölgesi de dahil olmak üzere 86.800 km2 yüzölçümüne sahiptir. Batısında Ermenistan, güneybatısında Türkiye, kuzeybatısında Gürcistan, güneyde İran, kuzeyinde Rusya Federasyonu ve doğusunda Hazar Denizi bulunmaktadır. Azerbaycan’nın nüfusu 2005 yılı rakamlarına göre 8.3 milyondur. Coğrafi konumu ve zengin doğal kaynakları nedeni ile hep büyük güçlerin ilgisini çekmiştir.